Makaleyi Dinle

Core Web Vitals Nedir? LCP, FID ve CLS Değerlerinizi Nasıl İyileştirirsiniz?

Core Web Vitals Nedir? LCP, FID ve CLS Değerlerinizi Nasıl İyileştirirsiniz?
İçerik Haritası

Web sitenizin performansı artık sadece hızdan ibaret değil; kullanıcı deneyiminin nabzını tutan kritik metrikler bütünü olan Core Web Vitals ile ölçülüyor. Peki, sitenizin Google sıralamalarında geride kalmasına neden olan gizli düşmanlar neler? Yanıt, LCP (Largest Contentful Paint), FID (First Input Delay) ve CLS (Cumulative Layout Shift) üçlüsünde yatıyor. Bu metrikler, ziyaretçilerinizin sayfayı ne kadar hızlı yüklediğini, ne kadar hızlı etkileşime geçtiğini ve yükleme sırasında sayfanın ne kadar sabit kaldığını gösteriyor. Eğer bu değerleriniz ideal seviyede değilse, potansiyel müşterileri kaybediyorsunuz demektir. Hazır mısınız? Bu yazıda, bu üç hayati metriği derinlemesine inceleyip, sitenizin performansını zirveye taşıyacak somut ve uygulanabilir stratejileri keşfedeceğiz.

Core Web Vitals: Temel Performans Metriklerinin Tanımı

Web performansının kullanıcı deneyimi üzerindeki etkisinin giderek artmasıyla birlikte, Google, web sitelerinin hızını ve kullanılabilirliğini ölçmek için bir dizi önemli sinyal tanımlamıştır. Bu sinyaller toplu olarak Largest Contentful Paint (En Büyük İçerikli Boyanma) olarak bilinir ve kullanıcıların bir sayfayı ne kadar hızlı yüklenmiş algıladığını gösteren temel ölçütleri içerir. Bu metrikler, arama motoru sıralamalarında da önemli bir rol oynamaktadır.

Bu temel performans göstergeleri üç ana bileşenden oluşur. Birincisi, içeriğin yüklenme hızını ölçen LCP’dir. İkincisi, kullanıcı etkileşimine yanıt verme hızını temsil eden Interaction to Next Paint (eski adıyla First Input Delay) veya kısaca FID’dir. FID, bir kullanıcının sayfayla ilk etkileşimde bulunduğunda (örneğin bir düğmeye tıkladığında) tarayıcının bu olaya ne kadar sürede tepki verdiğini ölçer. Üçüncüsü ise Cumulative Layout Shift (Kümülatif Düzen Kayması)’tir. CLS, sayfa yüklenirken içeriğin beklenmedik bir şekilde yer değiştirmesi durumunu nicelleştirir; bu durum kullanıcıların tıklama hataları yapmasına neden olabilir.

Bu üç temel metrik, kullanıcı deneyiminin üç farklı kritik yönünü kapsar: yüklenme hızı (LCP), etkileşim hızı (FID) ve görsel stabilite (CLS). Bu değerleri optimize etmek, hem kullanıcı memnuniyetini artırır hem de SEO performansını doğrudan olumlu yönde etkiler. Bu nedenle, web geliştiricilerin bu Core Web Vitals değerlerini düzenli olarak izlemesi ve iyileştirme stratejileri geliştirmesi kritik öneme sahiptir.

LCP Optimizasyonu: En Büyük İçerik Boyutunu Küçültme Stratejileri


LCP Optimizasyonu: En Büyük İçerik Boyutunu Küçültme Stratejileri

En Büyük İçerik Boyutunu (LCP) iyileştirmek, kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen temel bir performans hedefidir. Sayfanın yüklenme süresini kısaltmak için, görsel ve metin içeriğinin tarayıcıya en hızlı şekilde ulaştırılması esastır. Bu optimizasyon, kullanıcıların sayfayı ne kadar hızlı kullanmaya başlayabildiğini belirler.

Hız, sadece bir performans metriği değil, aynı zamanda kullanıcı memnuniyetinin temel taşıdır.

Bu bağlamda, en büyük içerik öğesinin (genellikle büyük bir görsel veya video) render edilme süresini azaltmak için uygulanması gereken stratejiler şunlardır:

  • Kaynakların Önceliklendirilmesi: LCP öğesi olarak tanımlanan kaynağın (genellikle bir resim) <link rel="preload"> kullanılarak erken aşamada indirilmesini sağlamak kritik öneme sahiptir. Bu, tarayıcının bu ana öğeyi diğer gereksiz kaynaklardan önce almasını sağlar.
  • Görsel Optimizasyonları: LCP öğesi bir resimse, bu görselin dosya boyutunu sıkıştırmak, modern formatlara (WebP veya AVIF gibi) geçmek ve resmin doğru boyutlarda sunulmasını sağlamak (responsive image kullanımı) yükleme süresini önemli ölçüde düşürür.
  • Sunucu Yanıt Süresini İyileştirme: Sunucunun ilk baytı gönderme süresini (TTFB) azaltmak, dolaylı olarak LCP süresini kısaltır. İyi bir hosting seçimi ve sunucu tarafı önbellekleme bu konuda yardımcı olur.
  • CSS ve JavaScript Engellemelerini Kaldırma: Kritik yol üzerinde yer almayan büyük CSS ve JavaScript dosyalarının yüklenmesini ertelemek veya bu dosyaları asenkron yüklemek, tarayıcının ana içeriği daha hızlı işlemesine olanak tanır. Özellikle büyük resimlerin yüklenmesini beklerken blokaj oluşturmamalıdır.

FID Değeri Nasıl Düşürülür? Kullanıcı Etkileşimi İçin İlk Giriş Gecikmesini Azaltma Yolları

Sayfa yüklenirken kullanıcının ilk etkileşimine yanıt verme süresi, kullanıcı deneyiminin kritik bir göstergesidir. Bu metrik, genellikle Etkileşim Gecikmesi (Interaction to Next Paint – INP) ile birlikte değerlendirilir ve kullanıcıların sayfaya tıkladığında veya dokunduğunda ne kadar hızlı tepki aldığını gösterir. Bu gecikmeyi azaltmak, genel kullanıcı memnuniyetini doğrudan artırır.

Etkileşim gecikmesini minimize etmek için odaklanılması gereken temel stratejiler şunlardır:

  • Üçüncü Taraf Komut Dosyalarını (Third-Party Scripts) Sınırlama: Reklamlar, analiz araçları veya sosyal medya widget’ları gibi üçüncü taraf komut dosyaları genellikle ana iş parçacığını (main thread) bloke ederek kullanıcı girdilerinin işlenmesini geciktirir. Mümkünse bu komut dosyalarının yüklenmesini erteleyin veya kritik olmayanları daha geç yükleyin.
  • Ana İş Parçacığını Serbest Bırakma: Uzun süren JavaScript görevleri, tarayıcının kullanıcı girdilerini algılamasını engeller. Bu büyük görevleri daha küçük parçalara bölmek (code splitting) ve bunları zamanlayıcılar (setTimeout veya requestIdleCallback) aracılığıyla asenkron olarak çalıştırmak, tarayıcının daha sık etkileşimlere yanıt vermesine olanak tanır.
  • Verimli JavaScript Yürütme: Çalıştırılması gereken JavaScript miktarını azaltın. Kullanılmayan kodları (dead code) temizleyin ve büyük JavaScript paketlerini tarayıcıya göndermeden önce sıkıştırın. Verimli kodlama pratikleri, tarayıcının iş yükünü azaltır.
  • Ön Yükleme (Preloading) ve Ön Bağlantı (Preconnect) Kullanımı: Gerekli olabilecek kritik kaynakların (fontlar veya API çağrıları) önceden yüklenmesi, tarayıcının bu kaynakları bekleme süresini azaltır ve dolayısıyla etkileşim için gereken hazırlık süresini kısaltır.

CLS Sorunları ve Çözümleri: Görsel Stabiliteyi Sağlamak İçin CLS Nasıl İyileştirilir?

Sayfa içeriğinin yüklenmesi sırasında meydana gelen beklenmedik kaymalar, kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyen temel sorunlardan biridir. Bu kaymalar, özellikle mobil cihazlarda okuma akışını bozarak kullanıcıların sayfadan hemen çıkmasına neden olabilir. Bu durumun temel ölçütü, Cumulative Layout Shift (CLS) skorudur. Yüksek bir CLS değeri, sayfanızın görsel olarak istikrarsız olduğunu gösterir ve bu da doğrudan sıralama faktörlerini etkiler.

CLS skorunu iyileştirmek için atılması gereken ilk adım, içeriğin yerleşimi için ayrılan alanları doğru yönetmektir. Özellikle görseller ve reklam alanları, boyutları belirtilmediğinde sayfa yüklenirken yer kaplayarak içeriğin aşağı itilmesine yol açar. Bu tür dinamik yüklemelerin önüne geçmek kritik öneme sahiptir.

Etkili bir iyileştirme stratejisi aşağıdaki temel adımları içerir:

  • Görseller ve video elemanları için width ve height niteliklerini belirterek tarayıcıya sabit boyut bilgisi sağlamak.
  • Dinamik olarak eklenen reklam alanları veya gömülü içerikler için, henüz yüklenmemiş olsalar bile, ayrılmış bir yer tutucu (placeholder) alan oluşturmak.
  • Sayfa üst kısmında (above-the-fold) kullanılan yazı tiplerinin (web fontlarının) yüklenmesi sırasında oluşabilecek Flash of Unstyled Text (FOUT) sorununu minimize etmek için font-display: optional veya swap gibi stratejileri dikkatlice uygulamak.
  • Sayfaya sonradan eklenen banner’lar veya bildirim çubukları gibi elementlerin, mümkünse sayfanın en altına yerleştirilmesi veya onlara önceden sabit bir alan tahsis edilmesi.

Bu teknik uygulamalar, sayfanın yüklenme sürecinde kullanıcıya tutarlı bir düzen sunarak genel Core Web Vitals performansını doğrudan olumlu yönde etkileyecektir.

Core Web Vitalsın SEO Üzerindeki Kritik Etkisi

Core Web Vitals, Google’ın kullanıcı deneyimini ölçmek için kullandığı üç temel metriktir ve bu metriklerin performansı, arama motoru sıralamalarında doğrudan rol oynamaktadır. Hız ve etkileşim, modern web sitelerinin vazgeçilmezidir; bu yüzden bu değerleri optimize etmek, sadece sıralama değil, aynı zamanda dönüşüm oranları için de hayati önem taşır.

Kullanıcı deneyimi artık bir lüks değil, sıralama algoritmasının merkezinde yer alan bir zorunluluktur.

Bu metrikler, sitenizin ne kadar hızlı yüklendiğini, ne kadar hızlı etkileşime girdiğini ve görsel olarak ne kadar stabil olduğunu gösterir. Bu değerleri iyileştirmek, arama motoru botlarının sitenizi daha olumlu değerlendirmesini sağlar. Özellikle sayfa yükleme hızı, kullanıcıların sabrını test etmeden önce siteyi terk etmesini önleyen en kritik faktördür.

Bu metriklerin SEO üzerindeki etkisini anlamak ve yönetmek için şu adımlara odaklanılmalıdır:

  • Largest Contentful Paint (LCP): Sayfanın ana içeriğinin ne kadar sürede yüklendiğini ölçer. LCP’yi iyileştirmek için sunucu yanıt süresini kısaltmak, görselleri optimize etmek ve kritik CSS’i önceliklendirmek gerekir.
  • First Input Delay (FID): Kullanıcının ilk etkileşimine (tıklama, dokunma) tarayıcının ne kadar hızlı yanıt verdiğini gösterir. Yüksek FID değerleri, genellikle ana iş parçacığını (main thread) meşgul eden büyük JavaScript dosyalarından kaynaklanır.
  • Cumulative Layout Shift (CLS): Sayfa yüklenirken içeriğin ne kadar kaydığını (görsel kayma) ölçer. Bu durum, özellikle mobil kullanıcılar için can sıkıcıdır. Görsel öğelere (reklamlar, gömülü içerikler) boyut tanımlayarak bu kaymayı minimize etmek esastır.
  • Genel Optimizasyon: Bu üç skorun (LCP, FID, CLS) toplamı, sitenizin genel kullanıcı deneyimi puanını belirler. Tüm bu değerleri iyileştirmek, sıralama potansiyelinizi doğrudan artırır.

Gelişmiş Tekniklerle LCP, FID ve CLS Skorlarını Yükseltme


Gelişmiş Tekniklerle LCP, FID ve CLS Skorlarını Yükseltme

Sayfa yükleme deneyimini optimize etmek, kullanıcı memnuniyetini ve SEO performansını doğrudan etkiler. Temel Web Verileri (Core Web Vitals) metriklerini iyileştirmek için standart önlemlerin ötesine geçmek gerekir. Örneğin, En Büyük İçeriksel Boyut (LCP) süresini kısaltmak için sunucu tarafı optimizasyonlar kritik öneme sahiptir. Resimlerinizi modern formatlara (WebP veya AVIF) dönüştürmek ve sunucunuzun yanıt süresini (TTFB) düşürmek bu alandaki en etkili adımlardır.

İlk Giriş Gecikmesini (FID) ele alırken odaklanılması gereken ana nokta, JavaScript yürütme süresini minimuma indirmektir. Gelişmiş teknikler arasında, uzun süren ana iş parçacığı görevlerini daha küçük parçalara bölerek eş zamanlı çalışmasını sağlamak yer alır. Ayrıca, kritik olmayan JavaScript dosyalarını gecikmeli yüklemek veya niteliklerini kullanmak, kullanıcının etkileşime geçme süresini önemli ölçüde azaltır.

Düzen Kayması Skoru (CLS) optimizasyonu, genellikle görsel stabiliteye odaklanır. Gelişmiş bir yaklaşım, tüm medya öğeleri için boyut özelliklerinin (genişlik ve yükseklik) HTML’de önceden tanımlanmasını içerir. Özellikle dinamik olarak yüklenen reklam alanları veya gömülü içerikler için yer tutucu kutular ayırmak, içeriğin kaymasını önleyerek son derece temiz bir kullanıcı deneyimi sunar.

Web Sitesi Hızını Artırarak Tüm Core Web Vitals Metriklerini Geliştirme


Web Sitesi Hızını Artırarak Tüm Core Web Vitals Metriklerini Geliştirme

Web sitenizin performansını optimize etmek, kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen temel faktörlerden biridir. Google’ın kullanıcı deneyimini ölçmek için kullandığı üç ana gösterge, yani Largest Contentful Paint (LCP), Cumulative Layout Shift (CLS) ve First Input Delay (FID), genel performansı belirler. Bu metrikleri iyileştirmek, sadece sıralamalarınızı değil, aynı zamanda dönüşüm oranlarınızı da pozitif yönde etkiler.

LCP değerini düşürmek için sunucu yanıt süresini (TTFB) azaltmak kritik öneme sahiptir. Bu, daha iyi hosting çözümleri kullanmak, sunucu tarafı önbelleğe almayı optimize etmek ve CDN (İçerik Dağıtım Ağı) entegrasyonunu sağlamakla mümkündür. Ayrıca, büyük görsellerin ve video dosyalarının yüklenme önceliklerini ayarlayarak ana içerik bloğunun ekranda en hızlı şekilde görünür olmasını sağlamalıyız.

Etkileşim süresini temsil eden FID’yi iyileştirmek için, ana iş parçacığının (main thread) bloklanmasını en aza indirmemiz gerekir. Bu genellikle uzun süren JavaScript yürütme sürelerinden kaynaklanır. Gereksiz JavaScript dosyalarını ertelemek, kodu bölmek (code splitting) ve tarayıcı tarafından işlenmesi gereken betikleri optimize etmek, kullanıcı ilk tıkladığında sitenin anında tepki vermesini sağlar.

Son olarak, görsel stabiliteyi ölçen CLS değerini düşürmek, sayfa yüklenirken içeriğin beklenmedik şekilde kaymasını engellemeyi gerektirir. Bu kaymalar genellikle dinamik olarak yüklenen reklamlar, gömülü öğeler veya resimlere boyut (width/height) atanmamasından kaynaklanır. Tüm görseller ve video elementleri için kesin boyutlar tanımlamak, bu tür titreşimleri ortadan kaldırarak tutarlı bir kullanıcı deneyimi sunar.

Google PageSpeed Insights ile LCP, FID ve CLS Değerlerini İzleme


Google PageSpeed Insights ile LCP, FID ve CLS Değerlerini İzleme

Web sitenizin kullanıcı deneyimini ölçmek ve iyileştirmek için Google’ın belirlediği temel metrikler olan Core Web Vitals‘ı takip etmek hayati önem taşır. Bu metrikler, sitenizin yüklenme hızı, etkileşime girme süresi ve görsel kararlılığı hakkında somut veriler sunar. Bu verileri toplamanın en yaygın ve güvenilir yolu ise Google PageSpeed Insights aracıdır.

PageSpeed Insights, sitenizi hem laboratuvar ortamında hem de gerçek kullanıcı verileriyle (Field Data) analiz ederek size LCP, FID ve CLS skorlarınızı sunar. Bu skorları düzenli olarak kontrol etmek, optimizasyon çalışmalarınızın etkisini görmenizi sağlar. Özellikle Largest Contentful Paint (LCP), sayfanın ana içeriğinin ne kadar sürede yüklendiğini gösterir ve kullanıcı algısı açısından en kritik metriktir.

Kullanıcı deneyimi, sadece hızla ilgili değil, aynı zamanda öngörülebilir ve stabil bir deneyim sunmakla ilgilidir.

Bu skorları izlerken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, PageSpeed Insights’ın size sunduğu önerilerdir. Örneğin, LCP değerini iyileştirmek için sunucu yanıt süresini (TTFB) düşürmek veya kritik kaynakları önceliklendirmek gerekebilir. Benzer şekilde, Cumulative Layout Shift (CLS) değerini düzeltmek için görsellerin ve reklamların boyutlarının önceden belirlenmesi gerektiğini göreceksiniz. Bu metrikleri düzenli olarak izlemek, SEO performansınızı ve dolayısıyla dönüşüm oranlarınızı doğrudan etkileyecektir.

İçeriği Paylaş :
Picture of Dizayn16 Ekibi
Dizayn16 Ekibi

Bir websitesine mi ihtiyacınız var ?

Bizimle iletişime geçin!

WhatsApp WhatsApp Hattı
Hemen Ara 0536 775 63 88